Prof. Dr. Hasan Aydın Rektörlüğe aday.
Sinop Üniversitesi’nin kurulmasında öncülük yapan Prof. Dr. Hasan Aydın Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne aday olduğunu açıkladı.
Albert Einstein`ın “Hiçbir sorun o sorunu yaratan bilinç düzeyi ile çözülemez” sözünü kendine slogan yaptığını belirten Hasan AYDIN, “Düşünce, anlatım ve yürütmede açıklık” sağlayarak “Adil, saygın ve huzurlu bir çalışma ortamı” vaat ediyor. Farklılıkları çatışma değil, zenginlik kaynağı olarak gördüğünü ve “Yetkilerini paylaşan bir rektör” olacağını belirtti.
Neden Rektör Adayı oldunuz?
Aslen Sinoplu’yum. Yıllarca bir öğretim üyesi olarak üniversitelerde ve diğer birçok devlet kuruluşlarında hizmetlerim oldu. Ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmenin insan gücünü nitelikli eğitmekten geçtiği herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Bu açıdan yıllarca kenarda kalmış bir il olan “Kuzeyin incisi” Sinop’a hizmet etmek istiyorum. Sinop ilimize ve Sinop’lu kardeşlerime katkım ve yardımımın tarihi bir geçmişi bulunmaktadır. Bu katkı ve yardımlarımın bence en önemlisi “vekillerimizle birlikte TBMM’de Sinop’a bir üniversite kurulması hakkında kanun tasarısının hazırlanmasında” sağladığım katkılardır. İlimize bir üniversite kurulması ile ilgili bu çalışma yılları içerisine alan bir çalışmaydı. Kurulan üniversitemizin rektörlüğünün ilimizde bulunan Su Ürünleri Fakültemizde görevli olan hocalarımızın hakkı olduğu düşüncesine sahip olduğumdan kurucu rektörlüğe aday olmadım, bunun için öğretim üyelerimizden ve halkımızdan özür diliyorum.
Geçen süre içersinde kurulduklarında eşit özelliklere sahip diğer üniversitelerimizle Sinop Üniversitemiz kıyaslandığında; üniversitemizi yöneten kişilerin tutum ve davranışları nedeniyle Üniversitemiz bir durağanlık içerisinde olduğu herkes tarafından ifade edilmekte ve bilinmektedir. Üniversitemizin içerisinde bulunduğu bu durağanlıktan çıkması için bütün gücümü, bilgi, beceri, deneyimlerimi ve çevremi kullanarak dünya standartlarında geleceğe yön veren lider bir üniversite oluşturmak için Rektörlüğe aday oldum.
Sinop Üniversitesi Rektörlüğü'ne seçilmem halinde hemşerimle BİRLİKTE Sinop Üniversitemizi Dünya Standartlarında bir “MARKA” olması için tecrübe, bilgi ve bilimin ışığında tüm akademik-idari personelin ve hemşerilerimin de desteği ile büyük adımlar atmak için aday oldum. Öncelikle akademik ve idari personelimizin maruz kaldığı, üstü örtülmüş problemleri çözerek üniversitemizden öğretim üyelerimizin diğer üniversitelere gitmesini önleyerek ve hatta gidenlerin istedikleri takdirde geri gelmelerini sağlayacağım. Ayrıca, ivedili olarak kopuk olan Sinop Üniversitesi- Kent bütünleşmesini sağlayıcı adımlar atacağım. Bu nedenle bilhassa üniversitemizde görev yapan herkesin bilgilerini alacağım ve değerlendireceğim. Kısaca fikirlerin serbestçe ifade edilmediği ve Akademik Özgürlüğün olmadığı yerde bilimsel çalışmanın olmayacağına inanıyorum.
Sizce bir rektör nasıl olmalıdır?
“Rektör Marifetli olmalı, üniversitesini eşdeğer üniversiteler arasında en iyi duruma getirici çalışmalar yapmalı, şikâyetçi olunarak ve eleştirerek bir yere varılmayacağını bilmelidir”. Örneğin; bir gazeteye bir rektörün “Çok üzülüyorum, işsizlik fazla… 35 kadro ilan ettik. Bu kadrolara 4 binden fazla başvuru oldu.” olumsuz bakış yerine daha bilimsel ve gerçek olan “Üniversite seçkinlerin yeri olduğundan yeni kurulan üniversite olmamamıza rağmen 35 kadroya oldukça çok sayıda müracaat oldu, en iyilerini seçmek bize düşüyor” yaklaşımı üniversite çalışanlarını daha fazla motive eder ve onurlandırır. Çünkü bu kadrolar işsizliği önlemek amaçlı açılan kadrolar değildir.
Rektör sadece toplantı ve kabullerde makam sahibi olmamalı, diğer zamanlarda öğretim üyelerinin, öğrencilerin ve halkın içinde olmalıdır. Şehirlerimizde kurulan üniversiteler içinde bulundukları şehrin lokomotifi olmalı. Şehrin kalkınmasına yardımcı olmalı, şehrin sorunlarına ilk elden el atmalıdır ve akılcı, bilimsel ve eleştirisel yöntemlerle çözüm yolları önermelidir.
Seçildiğiniz takdirde ilk olarak nasıl bir idari bir değişiklik yapmayı düşünüyorsunuz?
Temel ilkemiz “ İşin gerektirdiği ilgi ve yeteneğe uygun insanlarla çalışmak” tır. Bütün çabamızın ve işimizin “merkezinde öğrenci” olacaktır. Bu nedenle temel amacımızın “Nitelikli ve kaliteli öğrenciler yetiştirmek” olduğunu unutmayacağız. Bu kutsal ve vicdanı amacı gerçekleştirecek tecrübeli, ilgili, yetenekli ve gerekli donanıma sahip bir kadro oluşturacağız. Değişiklik gerekliliği bu amaca uygun yapılacaktır.
“Allah nasip eder de seçilirsem, atandığım günün sabahında bütün akademik ve idari personelin tecrübelerinden faydalanarak benimle beraber bu ağır yükün altına elini koyan başarılı akademisyenler arasından Rektör yardımcıları ve Genel sekreterin seçimlerini öğretim üyeleri yapacaktır”.
Gelişmiş üniversitelerimizde olduğu gibi Genel sekreter de akademisyenler arasından seçilecektir. 2 genel sekreter yardımcısı ise kanun ve prosedürü çok iyi bilen iki tane idari personel olacaktır. Bu genel sekreter yardımcıları da “öğretim üyeleri ve idari personel tarafından seçilecektir".
Sinop Üniversitesin durumunu incelediniz mi?
İncelemez olur muyum? İnceledikçe kanım dondu. Örneğin; Üniversitemizi eşdeğerleri arasında hak ettiği yere gelmesini sağlayamayan idaricilerimiz üniversite çalışanlarının internetten (Sinop.edu.tr) bana ulaşmalarının engellendiği söylenmektedir. Şayet bu bir gerçek ise (inanmak istemiyorum, bilim adamına yakışmaz) öğretim üyelerimizin fikir ve bilimsel özgürlüğünden bahsedilemez. Ayrıca ülkemizde ve diğer ülkelerin üniversitelerinde idareciler aynı fakültelerde yıllarını vererek yetişmiş olan öğretim üyeleri tarafından idare edilirler. Sinop Üniversitemiz hariç. Bunlardan daha önemlisi fakültelerimizin içinde bulundukları içler acısı durumlarıdır.
1. BOYABAT İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ, 11.07.1992 tarihli 3837 sayılı Kanunla kurulmuş, GEÇEN SÜRE 18 YIL, EĞİTİM VE ÖĞRETİME AÇILMAMIŞ OLDUĞUNDAN ÖĞRENCİSİ YOK
2. Eğitim Fakültesi, 17.11.1999 tarihli ve 4480 sayılı kanunla değişik 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş, GEÇEN SÜRE 11 YIL, ÖĞRETİM ÜYESİ SAYISI OLDUKÇA EKSİK OLDUĞUNDAN BÖLÜMLER AÇILAMAMIŞ, ÖĞRENCİ SAYISI YAKLAŞIK OLARAK 450 DİR.
3. Fen ve Edebiyat Fakültesi, 23 Eylül 1998 tarihli 98/11641 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulmuş, GEÇEN SÜRE 12 YIL, ÖĞRETİM ÜYESİ SAYISI OLDUKÇA EKSİK OLDUĞUNDAN BÖLÜMLER AÇILAMAMIŞ, ÖĞRENCİ SAYISI YAKLAŞIK OLARAK 360
4. Su Ürünleri Fakültesi, 11.07.1992 tarihli 3837 sayılı kanunla Fakülteye dönüştürülmüş, GEÇEN SÜRE 18 YIL, FEN VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ İLE EĞİTİM FAKÜLTESİNDEKİ ÖĞRETİM ÜYE SAYISININ YAKLAŞIK OLARAK TOPLAMINA EŞİT SAYIDA ÖĞRETİM ÜYESİ BULUNMAKTADIR. Geçen dönem 1 tane ikinci eğitime ve 16 tane Normal öğretime öğrenci kayıt yaptırmış, Diğer deyişle bu fakültemizi öğrenciler tercih etmemektedir. ÖĞRENCİ SAYISI YAKLAŞIK 380.
5. Diğerleri Meslek Yüksek okulları, Sadece 1 tanesinde 1 tane Yard. Doç. Dr görev yapmaktadır.
6. ÜNİVERSİTEDEKİ TOPLAM ÖĞRENCİ SAYISI: YAKLAŞIK 2500. Aynı zamanda ve daha sonra kurulan Üniversiteler arasında en az öğrenci ve öğretim üyesine sahip üniversite Sinop Üniversitesi.
Övünülecek bir tarafı bulunmayan bu tablonun bir an önce değişmesi gerekir. Sinop İlinin ve dolaysıyla ülkenin kaybedecek zamanı kalmamıştır. Bu nedenle ilk etapta eğitimin kalitesinden ödün vermeden öğrenci kapasitesini mümkün olduğunca artırılmalıdır. Bu amaçla bütün imkânlar kullanılaraktır,
• Gerekli öğretim üyeleri bulunarak Boyabat İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde eğitim-öğretim başlatılmalıdır.
• Eğitim Fakültesindeki açılmamış ve açılmış olan bölümlerin ihtiyacı olan öğretim üyeleri sağlanmalı, açılmamış bölümlerde eğitim-öğretime başlanmalı,
• Fen-Edebiyat Fakültesindeki açılmamış ve açılmış olan bölümlerin ihtiyacı olan öğretim üyeleri sağlanmalı, açılmamış bölümlerde eğitim-öğretime başlanmalı,
Adı geçen fakülte ve bölümlerin açılması sağlanarak en kısa sürede kaliteden ödün vermeden en az 10 000 öğrenci kapasitesi yakalanacaktır.
Ayrıca, Tıp Fakültesi, Bilgisayar Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin açılabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
Oldukça uzun süre idarecilik yapan öğretim üyelerimizin oluşturduğu bu tablo karşısında insanın kanının donmaması mümkün değil! Kolaylıkla öğretim üyesinin yetiştirilebileceği ve bulunabileceği fakülte ve bölümlerde yeterli sayıya neden ulaşılmadığı dikkati çekmektedir? Bildiğim kadarıyla Ülkemizde ve diğer ülkelerde bu tip bir tabloya sahip bir üniversite bulunmamaktadır. Seçimi kazanıp atanmam olduğu takdirde en kısa sürede bütün imkânlar kullanarak gerekli öğretim üyeleri bulanarak eğitim-öğretime açılmamış Boyabat İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Eğitim Fakültesi ile Fen–Edebiyat Fakültesindeki açılmamış bölümlerin açılması sağlanacaktır. Hatta Boyabat İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Fen–Edebiyat Fakültesinde ikinci eğitim programlarının da açılması sağlanarak en kısa sürede kaliteden ödün vermeden en az 10 000 öğrenci kapasitesi yakalanacaktır.
Klasik anlamda dışarıdan gelen, Üniversiteyi ve sorunlarını bilmeyen, yabancı birisi olmadığımı özellikle vurgulamak isterim. Üniversitemizin bu zamana kadar elde ettiği kazanımlar oldukça yetersizdir. Öğretim üyesinin eksikliğini giderici çalışmalar yapılmadığı ve var olan öğretim üyesinin kalitesini artırıcı faaliyetler yapılmadığı takdirde önümüzdeki 5–6 yıl içerisinde üniversitemizi öğrencilerimiz tercih etmeyecek (Su ürünleri fakültemizde olduğu gibi) ve ÜNİVERSİTEMİZ KAPANMA DURUMUNA GELECEKTİR.
Seçildiğiniz takdirde yapmak istedikleriniz?
Üniversiteler bulunduğu bölgenin lokomotifidir ve bölgenin dışarıya açılan kapısıdır. Var olan öğretim üyelerimiz ile yapacağımız çalışmalar neticesinde eksikliklerin kısa sürede tamamlanması benim için en büyük bahtiyarlık olacaktır. Bu amaçla yapacağımız çalışmalarda akademik ve idari personelimizin düşüncelerine değer verip onların düşüncelerini uygulamalarını teşvik edeceğiz. Kısaca kanunlarımızın tekdir yönünü değil takdir etme yönünü kullanmayı benimseyeceğiz. Üniversitemizi geliştirerek saygın bir konuma getirme sürecinde; birlikte çalışma, ön yargısız davranma, hoş görülü olma, kurumsallaşmayı hedef edinme, şeffaflık, sürekli yenilikçi olma ve değişimi ön plana çıkarma, farklılıkları kucaklayabilme, adalet ve liyakati esas alma, tarafsız olma, akademik özgürlükleri her şeyden üstün tutma konularında taviz vermeyeceğim.
Hayatım boyunca geçmişten dersler çıkardım ve hep gelecekle ilgili metotlar geliştirmeye ve sistemler kurmaya çalıştım. Fertlerle uğraşmadım, sürekli yardımcı oldum. Başta akademik personelimiz olmak üzere tüm kurum çalışanlarımızla birlikte, Üniversitemizi, elit bir MARKA üniversite konumuna getirme hedefine yürümek en büyük arzum.
Ayrıca üniversite haricindeki kamu ve özel sektörün ileri gelenlerinin çalışmalarımıza maddi ve manevi katkı sağlamalarını istiyorum, Sinop Üniversitesi hepimizin. Üniversitemizde huzurun, kardeşliğin hâkim olması, öğretim elemanları arasında hiçbir surette ayrımcılık olmadan bilim insanına yakışır vakar ve onurla güven ve huzur dolu bir ortamda çalışma imkânı sağlamak en büyük amacımdır. Bunun için açmak istediğim bu yeni ve tertemiz sayfaya güveniniz ve katkılarınızla yapılacak rektörlük seçiminde öğretim üyelerimizin yanında basının ve şehrimizin ileri gelenlerinin desteğini bekliyorum. Bu seçim döneminin Sinop Üniversitesi'nin adına yakışır bir düzeyde, akademik olgunluk ve nezaket içerisinde, kurumumuzu yıpratmadan geçeceğine inanıyor, bütün adaylara başarılar diliyorum.
Üniversite ile ilgili yapmak istediklerimle ilgili düşüncelerimi zaman zaman açıklayacağım. İlginizden dolayı sizlere de teşekkür ediyor vazifelerinizde başarılar diliyorum.
Prof. Dr. Hasan AYDIN
Sinop ÜNİVERSİTESİ
REKTÖR ADAYI
REKTÖR ADAYIMIZ Prof. Dr. HASAN AYDIN
ÖZGEÇMİŞİNİ AÇIKLADI
Öğretim üyeliğinin zirve kadrosu olan Prof. Dr. unvanını almış olan her öğretim üyesinin üniversitelerimizin en üst idareci kadrosu olan rektörlüğe talip olması en tabii hakkıdır. Bu haklarını kullanarak Sinop üniversitemizin rektörlüğü için adaylığını açıklamış bulunan arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Arzum, adaylardan seçilenin Sinop üniversitemizi önce ülke sonra dünya standartlarında ve komşu illerimizden Samsun-Çorum-Kastamonu arasında gerekli atılımı gerçekleştirememiş ve tarihi öneme sahip Sinop ilimizin adına yakışır bir düzeye getirici adımları atmasıdır. Seçimin akademik olgunluk ve nezaket içerisinde, kurumumuzu yıpratmadan geçeceğine inanıyor, bütün adaylara tekrar başarılar diliyorum.
Farklı düşünceleri çatışma kaynağı olarak gören hiçbir düşünce başarılara imza atamamıştır. Bu nedenle seçildiğim takdirde üniversitemizde halkımıza örnek teşkil edecek “Adil, saygın ve huzurlu bir çalışma ortamı” oluşturmak için “Yetkilerini paylaşan bir rektör” olacağım. Öz geçmiş kişinin aynası olduğundan öğretim üyelerimizin ve halkımızın benim geçmişim hakkında ilk elden bilgi edinmesinin hakkı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle öz geçmişim hakkında kısa açıklamalarda bulunacağım. Bilimsel araştırmalarımda ve diğer kamu görevlerimde ülke sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalar yaptım. Örneğin aşağıda sunduğum öz geçmişimde yer alan;
1. Bütün bilimsel çalışmalarım SCI tarafından taranan ve A sınıfı dergilerde yayınlanmış olup geliştirdiğim kimyasal metotlar yerli ve yabancı kaynaklar tarafından kullanılmış ve kullanılmaktadır. Bu çalışmaların bir kısmı kanser gibi bazı hastalıklara etkisi bilinen selenyum gibi maddelerin tayin edilebilmesi için metot geliştirmedir.
2. 1980 li yıllarda yaptığım bir araştırma ile arabaların ekzost gazlarının yarattığı çevresel kirliliğin insan sağlığına etkisini ispatladım. Bu nedenle tek sayılı plakaların haftanın tek sayılı günlerinde ve çift sayılı plakaların da haftanın çift sayılı günlerinde trafiğe çıkmasını sağladım.
3. Dünyanın en büyük yayın evi olan “Academik Press" tarafından ilk olarak yayınlanan analitik kimya ansiklepodisinde 1000 tane konu bulunmaktadır. Bunlardan iki tanesini yazma teklifini aldım, yazma şerefine eriştim ve karşılığında yaklaşık 2000 sterlin maddi ödül aldım. Benden başka bilim adamımıza yazma teklifi yapılmamıştır.
4. Yazmış olduğum tek yazarlı ders kitapları üniversitelerimiz de ders olarak okutulmaktadır. Üniversitelerimizde okutulan bu derslerin içerdiği konuları kapsayan başka Türkçe ders kitabı bulunmamaktadır.
5. Doktora sonrası çalışmasını yapmak üzere gittiğim Malezya’da 6 ay içerisinde iki tane bilimsel araştırma yaptım, bir araştırma projesine yardım ettim ve deneysel sonuçları A sınıfı ve SCI tarafından taranan dergilerde yayınladım. Ayrıca Malezya’daki çeşitli üniversitelerden davet alarak seminerler verdim.
6. Devletimizin en güzide kuruluşlarından ve sadece Ankara’daki merkezinde 3000 üniversite mezunu olan Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Başkan Yardımcılığı ve Başkan Vekilliği görevlerini yaptım.
Sonuç olarak Sinop üniversitemizi gelecekte dünya standartlarında bir üniversite olması için yapılacak işlerin planlamasına yönelik yeterli bir bilgi birikimine sahip olduğuma inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın Üniversitemizde yaptığı konuşmada belirttiği gibi üniversitemiz “Şehir-halk-üniversite bütünleşmesini sağlamada, şehre, ile, bölgeye ayrı bir etkinlik kazandıracak sosyo-kültürel gelişmelere katkı sağlayacak, ekonomik gelişimeye katkı sağlamada” lokomotif olmalıdır. Bu amaçla yapmayı planladıklarımdan birkaç tanesi;
1. Üniversite-Bakanlık işbirliği çerçevesinde maddi harcama yapmadan öğretim üyelerimize 5–10 dönümlük hobi bahçesi yapmak üzere arazi temini,
2. “Kent Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”
3. “Enerji kaynaklarını araştırma ve geliştirme enstitüsü”
4. “Eğitimbilimleri enstitüsü’nü”
5. Öğretim üyelerinin yabancı dil sorunlarını çözmek ve Türkçe yazdıkları yayınlarını İngilizceye çevirecek bir birimin kurması,
6. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eğitimi için Dünya standartlarında İngilizce öğretecek ve eğitim verecek “Anaokulu, İlköğretim ve lise” eğitim kurumlarını kurmak,
7. Sinop Üniversitesi’nin markası olabilecek yeni akademik birimler kurmak,
8. Sinop üniversitesinin markası olabilecek ve diğer üniversitelerimizde bulunmayan ve süreklilik arz eden konularda küçük araştırma merkezi kurmak isteyenlere destek sağlamak,
9. Sloganlar üreten ve problem yaratan değil, çözüm üreten ve projelerle öne çıkan herkesin ekip ruhuyla çalışacağı bir yönetim ortamı oluşturulacak,
10. Ülke sorunlarını bilimsel yaklaşımlarla çözmeye çalışan öğrenciler yetiştirmek ve tespit ettikleri sorunlar hakkında proje yapmak isteyen öğrencilere maddi ve manevi destek vermek ve projelerini sundukları bilimsel kongreler yapmak,
Prof. Dr. Hasan AYDIN
SİNOP ÜNİVERSİTESİ
REKTÖR ADAYI